2010 yılından beri piyasada adını epey bir duyurmuş olan NieR serisinin geçmişten günümüze olan gelişimi zaman zaman sancılı olsa da son oyunuyla beraber epey bir ilerleme kaydettiği aşikar.

NieR Replicant & NieR Gestalt (2010)

Son oyunu direkt anlatmaya geçmeden önce seri ile ilgili biraz ön bilgi vermem gerektiğini düşünüyorum. Bu seri ilk olarak 2010 yılında iki farklı oyun olarak piyasaya sürüldü. Asya'daki Playstation 3 oyuncuları, geleneksel anime stilinde bir kahramanın küçük kardeşini kurtarma çabasını deneyimledi. Batı'ya hitap etme çabası adına çıkarılmış NieR Gestalt ise Replicant'ın tamamen aynısı ama bir değişiği olarak Amerika kıtasında yayınlandı. Bu küçük değişiklik ise: Gestalt sürümünde ana karakterin yaşlı bir adam olup kızını kurtarmaya çalışması detayı oldu. Bunun haricinde hiçbir değişiklik yoktu diyebiliriz.

Her iki oyunda da karakterler, hikaye örgüsü ve işleyişi gayet yerindeydi. Özellikle zaman zaman yaptığı ters köşelerle bizleri bir noktadan diğerine fırlatıyor gibiydi. Ancak benim en sevdiğim nokta, hepinizin de tahmin edebileceği üzere boss savaşları olmuştu. Bu dediğim günümüzdeki oyunları için de geçerli elbette. Bomboş yemyeşil bir arazide gezerken 2 saniye sonra tüm ekranı dolduran büyüklükte bir boss (evet Jack of Hearts'dan bahsediyorum) ile karşılaşmak bana çok büyüleyici gelmişti o zamanlar. 

NieR:Automata (2017)

Sonrasında ise seriyi yeni bir oyun karşıladı. Bizim için 7 yıl geçmiş olsa da NieR:Automata ilkinden binlerce yıl sonrasını konu alıyor. Hikaye kısmına detaylı bir şekilde girmeyeceğim ancak tecrübe ettiğim en derin ve katmanlı hikayelerden biri olduğunu söylesem kimsenin karşı çıkacağını zannetmiyorum.

Dediğim gibi hikaye acayip bir derinliğe sahip ve oyunun size hikayeyi sunuş şekli de çok farklı. Oyunu ilk bitirdiğinizde aslında sadece Chapter 1'i bitirmiş oluyorsunuz. Chapter 1'in asıl amacı size neyin ne olduğunu kabaca anlatmak. Credits ekranından sonra kayıtlı oyununuzdan devam ediyor ve Chapter 2'yi deneyimlemeye başlıyorsunuz. Bu noktada hikayeye farklı bir perspektiften yaklaşıp ilk oynayışınızda göremediğiniz kilit detayları öğreniyorsunuz diyebilirim. Son olarak Chapter 3'de ise bir yemeğe son dokunuşu yapmanız misali muazzam bir sona kavuşuyorsunuz. Aslında sadece 'bir son' değil. Oyunda 'ana son' olarak nitelendirebileceğimiz 6 adet, ekstra da 20 tane farklı son olmak üzere toplamda 26 farklı final var.

Hikayeyi işleme biçimi çok alışılmış olmasa da başta dediğim 'katmanlı' hikayeden kastım tam olarak bu. Kendi düşünceme ve deneyimime göre; bu durum her ne kadar anlaşılabilirliği bir tık zorlaştırsa da seriye çok farklı bir hava katmış ve bu oyunun yaptığı en iyi şeylerden biri olmuş diyebilirim.

Nier:Automata'nın en iyi yaptığı bir diğer madde olarak da hiç tartışmasız müziklerini ekleyebiliriz. Bu konuda sanırım hepimiz aynı fikirdeyiz. Keiichi Okabe ustamızın bu oyun için bestelemiş olduğu müzikler açıp hayatı sorgulamalık ve bazen de gaza gelmelik birbirinden güzel parçalar. Aşağıda görebileceğiniz üzere "En İyi OST'ler" listesinde oyundaki tüm parçalar mevcut :) 

Peki bu oyunun hiç kötü yaptığı bir şey yok mu? Elbette var. Bilgisayardaki berbat denilecek seviyede optimizasyon ve port sorunları Game of the YoRHa Edition çıkana kadar devam etti. Son zamanlarda ise oyunun Steam sürümünün hiçbir şekilde yeni güncelleme almayıp sadece Gamepass sürümünün güncelleme alması kelimenin tam anlamıyla da absürtlük oldu. Keşke sadece bilgisayar oyuncuları, konsol oyuncularına kıyasla büyük bir talihsizlik yaşadı diyebilsek. Bilgisayar oyuncuları kendi içinde bile ikiye bölündü ve Steam üzerinden oyunu satın alanlar büyük mağduriyet yaşadı. Bu beklenen güncelleme ise 13 Nisan 2021'de 'anca' duyuruldu. Malum yeni oyun çıkmadan bir el atalım dediler herhalde. Bunlardan bahsetmemin sebebi ise yine son oyunla alakalı olacak.

Özetle NieR:Automata gerek hikayesiyle gerek ise oynanış mekanikleri ile güzel bir deneyim sunsa da Steam'deki indirimsiz fiyatını (133,00TL) bence haketmiyor. İndirim dönemlerinde yine Steam üzerinde 66,50TL'ye düşüyor. Eğer Steam'den satın almayı düşünüyorsanız bu fiyata düşmesini beklemenizi öneririm. Ancak Gamepass üzerinden daha uyguna oynamak elbette daha cazip.

NieR Replicant ver.1.22474487139 (2021)

2010 yılında çıkan ilk oyunun 'Remastered' hali diyebileceğimiz bu oyun PS4, Xbox One ve Steam üzerinden çıkışını yaptı. Oyunda yaşlı bir ana karakter dışında her şey aşağı yukarı aynı benzer kalmış diyebilirim. Ama asıl farkı hikaye sizi birden 5 yıl ileri götürdüğünde farkediyorsunuz. Nier'in çift-el kılıç kullanmayı öğrenip sesinin değiştiğini gördüğünüzde karakterin gerçekten olgunlaştığını rahatlıkla hissedebiliyoruz. Ergenlikten hiçbir eser kalmıyor gibi.

Oyunun en iyi yaptığı şeylerden bir diğeri ise tamamen yenilenmiş bir dövüş sistemi. Orijinal oyuna kıyasla çok daha akıcı ve hissiyatı yüksek bir sistem tasarlanmış. İndirdiğiniz her bir kılıç darbesini, kullandığınız her bir özel yeteneği iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Bunların yanı sıra artık düşmana kilitlenebiliyor, havadayken silah değiştirebiliyor ve yine zıplarken veya koşarken büyü kullanabiliyorsunuz. 'Parry' ve 'Dodge' mekanikleri de yine bu oyunda orijinaline kıyasla çok daha rahat yapılıyor.

Dövüş mekanikleri dışında çok bariz farkedilebilecek olan özelliklerden bir diğeri yine grafikler üzerine olacak. Gelişmiş modellemeler, gölgeler ve daha derinlemesine bir atmosfer bu yeni oyunda mevcut. 

Günümüz grafiklerinde bu hikayeyi yeniden deneyimlemek birçoğumuz için gerçekten büyük bir zevk. Aşağıda iki oyun arasındaki grafik karşılaştırmasına da göz atabilirsiniz.

Ama NieR Replicant ver 1.22'nin asıl iyi yaptığı şey ise optimizasyon olmuş. Geçmiş hatalardan ders almış olacaklar ki resmi olarak yayınlanmış minimum sistem gereksinimlerindeki ekran kartlarından daha düşük seviye bir ekran kartı (GTX960M) ile oyunu deneyimleyerek 1920x1080 çözünürlükte 50-55 FPS aldım. 1280x720 çözünürlükde denerseniz de 60 FPS'i rahat görebiliyorsunuz. Özellikle bu durum, daha hızlı bir dövüş sistemiyle birleştirildiğinde alınan zevki de ikiye katlıyor diyebilirim.

Oyundaki ana hikaye ortalama 15-20 saat civarı bir zaman alıyor. Yan görevleri ve başarımları açmak için yaptığınız aktiviteleri de ekleyince oyunu ortalama 45-50 saatte tamamen bitirebiliyorsunuz. Bu oyunda ise toplamda 5 final bulunuyor. Her birinin ismi A'dan E'ye sıralanmış. Her birini oynayabilmek için yapmanız gerekenler değişiyor elbette. Ama her birinin gayet doyurucu sonlar olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Oyundaki müzikler ise NieR:Automata seviyesinde (bazı parçalar benim daha çok hoşuma gitti.) demek yerinde bir cümle olur. Yine ustamız Keiichi Okabe yeteneklerini bu Remastered sürümünde de konuşturmuş. 

Oyunu oynamak için acele etmeyecekseniz, indirim beklemek kesinlikle doğru bir hamle olur. Oyun her AAA oyun gibi bilgisayarlar için $59.99'dan çıkışını yaptı. Türkiye'ye özel fiyatlandırma da ise Steam'de 369,00TL şeklinde gördük oyunun fiyatını. İlk göreceği indirimde %10-15 civarında bir indirim olacağını umarsak o indirimli fiyattan almak daha uygun olabilir. 

Herkese iyi oyunlar!


Kaynaklar: Kotaku , Fandom

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları